BÖLÜM ÖZETİ

1001 İş podcast serisinin 11. bölümünde mikro yeşillikler ile temiz mineral ve vitamin ihtiyacına yönelik olarak geliştirilen tarım yöntemlerini ve bu yöntemler üzerine kurulan işleri konuştuk.

 

BÖLÜM KAYNAKLARI

 

BÖLÜM KONUŞMALARI

 

Burak Seyman: 1001 İş’in 11. bölümüne hoşgeldiniz. Ben Burak Seyman. Bu bölümde mikro yeşiller ile temiz vitamin ve mineral ihtiyacına yönlik olarak geliştirilen tarım yöntemini ve bu yöntem üzerinden geliştirilen işleri girişimleri konuşacağız. Detayları konuşmak üzere sözü Ahmet Bey’e bırakıyorum.

Ahmet Caner: Herkese merhabalar bu hafta da umarım keyifle dinleyeceğimiz bir bölüm olur. Ben genel olarak bununla 4 sene önce falan karşılaştım. Burak’ın bahsettiği gibi asıl problem insanların vitamin hatta minerallerde bile artık katkı veya temiz olmadığını düşünmesi. Bu vesileyle mikro yeşiller bitkilerin köklerini yetiştirip bunu tüketmeye başlamışlar. Bu hafta bu mikro yeşilleri inceleyeceğiz. Mikro yeşilleri kabaca neler olduğundan bahsedeyim isterseniz. Mesela turp filizi, fesleğen, kişniş, reyhan bunlar genel bildiğimiz şeyler ama mesela son dönemde buğday filizi, hardal bu tarz şeylere bu tarz bitkilere, filizlere talep eskisinden çok daha fazla. İnsanlar aslında temiz gıda yanında temiz vitamin ve mineral de tüketmek istiyorlar. Özellikle detoks yapmak isteyen insanların çoğu aslında sağlıklarını tekrar kazanmak istiyorlar. Bunun sebebi de uzun yıllardır sağlıksız yiyeceklerle haşır neşir olmaları. Bu da kendi başına bir Pazar oluşturuyor. Bunun için de örneğimiz canbahce.com girişimi 2-3 tane modelle çalışıyor. İlerleyen aşamalarda bunları da inceleyeceğiz. Siz bir düşünün bununla ilgili.

Kadir Köymen: Valla çok mantıklı bu bildiğin toprağı ekiyorsun sonra yani rahatlıkla yapılabilecek bir şey kendi kendisini yapıyor zaten tohum su ve ışık ve sabır. Ondan sonra bildiğin oradan tüketebileceğin ürün kendiliğinden üretiyor kendisini zaten ve çok büyük bir paraya ihtiyaç yok dolayısıyla çok bana fizibil geldi heyecanlı geldi ve bir yandan da sunduğu katma değer muazzam insanlara sağlık vaat ediyorun, yaşam vaat ediyorsun. En kaliteli en önemli şey doğru pazarlarsan insanların takdir edeceği ve almak isteyeceği bir şey ve üretmesi de kolay. Çok mantıklı.

Ahmet Caner: Burada vitamin ve besin değeri aslında izlediyseniz takip ettiyseniz şu anda mevcutta organik olmayan bir elmadan bundan 40 sene önce tek bir elmayla aldığınız vitamin değerini bugün 7-8 elmayla ancak alabiliyorsunuz bu da aslında yediğiniz sağlıklı yediğinizi düşündüğünüz yiyeceklerde bile gerekli besin değerlerine ulaşmadığınızı gösteriyor ve zaten burada sanırım problem başlıyor. İşte bu mikro yeşiller 40 kattan hatta 260 kata kadar yani mevcutta bir brokoliden alacağınız besin değerinin 40 katına kadar daha fazlasını size sağlıyor. Antioksidan olması dediğim gibi vücudu temizleme konusu zaten büyüyen bir Pazar ve siz de bu pazarda vücudu daha sağlıklı hale getirmek için mikro yeşillere destek oluyorsunuz. Aslında bağışıklık yaşadığımız pandemide de gördüğümüz gibi insan bağışıklığı neredeyse en önemli konuydu. Bu sebeple zaten bence bu Pazar daha da büyüyecek yani dünyada da Türkiye’de de büyüyecek insanlar daha sağlıklı ürünler bağışıklığı daha yüksek tutmaya özen gösterecekler.

Burak Seyman: Burada şöyle bir ayrıntı var: Kadir abi toprakla yapıldığını söyledi ama topraksız da yapılabiliyor. Ben şu an canbahce.com’un Sık Sorulan Sorular bölümünden inceliyorum. Onlar kenevir lifi veya jel ile yapabiliyorlarmış bunu. Aslında bundan dolayı da bu tipteki üretimler evde yapmaya daha elverişli daha uygun olabiliyor. Siz eğer ben kendim yetiştireceğim kendi ihtiyacımı kendim gidereceğim derseniz bunu kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Toprakla uğraşmaya gerek kalmıyor ve toprak olduğu zaman ortaya çıkan bazı hastalıklar ortaya çıkmıyor. Jel gibi bir maddeyle siz bunu yapabiliyorsunuz ve belki toprakla yaptığınızdan daha iyi sonuçlar alabiliyorsunuz.

Kadir Köymen: Bir yandan da ben ekrana ayda 10.000 dolar kazanç elde edebilen bu işi depo gibi evinin bir yerinde yapan birisinin, yurtdışındaki birisinin videosunu paylaşıyorum Ahmet Bey’in yolladığı linki. 1,8 milyon izlenmiş.

Ahmet Caner: Ben anlatayım istersen biraz Kadir orada evin alt katında bodrum katında müstakil bir evleri var, tabii ki o iş yani geleneksel işlere göre daha kolay ve yapılabilecek ve pazarı büyüyen 1001 İş’in formatına uygun bir iş ama birazcık teknikler ve hazırlıklar gerektiriyor. Burada kullanılan raflar oradaki LED ışıklar dahi böyle bir tertip sağlandıktan sonra ek gelir olarak aile bodrumununda bu tarz mikro yeşiller üretmeye başlıyorlar. Kendi ifadelerine göre aylık 10.000 dolar gelir sağlıyorlar. Bir restoranları var orada bunları servis ediyorlar. Bir abonelik sistemleri var yani hem restoranlar sürekli alım yapıyorlar hem de bireyler dediğimiz gibi kendine dikkat eden veya detoksunu yapan sağlıklı vitamin – mineral almak isteyenler de bunu takip ediyor ve aslında buradan daha büyüyebilirdik ama biz istemedik çünkü kendimizi tüketmiyoruz. Tabii kendileri yiyecek sektöründe daha önce çalışmışlar ve problemi orada görmüşler. Filter güzel şeydir lokal olarak hızlı teslim edilmesi tazeliğini koruması da avantaj sağlıyor. Bu tarz bitkilerin daha farklı olanları yurtdışına da ihrac edilebiliyor onu da birazdan inceleyeceğiz. Amerika’da 10.000 dolar pasif bir gelirle gerçek bir işte gayet güzel bir gelirdir o yüzden ben bu örneği çok başarılı buldum ve paylaşmak istedim.

Kadir Köymen: Bir de bu sayfayı açtım ama buna geçmek için erken mi oldu burada bir…

Ahmet Caner: Evet ona birazdan geçelim aslında burada toplamda söyleyebileceğimiz neler var, Türkiye’de de tıbbi aromatik bitkiler konusunda üreticilere de teşvikler var sanırım son 5 senede de öğrenim açıldı, 4 yıllık da olabilir, arkadaşlar bakabilir. Hem bu alanda okuyanlar bu konuda çalışanlar bu işe de eğilebilirler, kaynak da var. Genel olarak aslında hem Türkiye bu konuda yine avantajlı. Zaten biz elimizden geldiğince topraklarımızda yapıp bunu dünyada da liderliğini yapabileceğimiz sektörleri seçerek örnekler vermeye çalışıyoruz.

Kadir Köymen: Evet Ahmet Bey şu farkı iyi fark etmek lazım insanlara gösterdiğimiz şeyi insalar şey zannediyor yani bu hani şeylerde seralarda satılır böyle mesela bahçene bir bitki yapacaksındır balkonuna saksı koyacaksındır böyle fideler satarlar minik minik böyle çiçek şeyleri bunları dikersin büyütürsün ağaç olur falan burada böyle bir şeye bakmadığımızı bizzzat bu mikro yeşilleri kendilerinin direkt tüketildiğini ve son derece de besleyici bir şekilde normal klasik bir bitkinin kat kat üzerinde şekilde kat kat üzerinde bir şekilde besleyici. Bir nevi gıda olarak değil ilaç olarak yerleşmiş durumda. Bir nevi burada artık beslenme endüstrisine değil…

Ahmet Caner: Kesinlikle haklısın. Bu fidelerle filizlerle alakası yok. Eczaneden aldığınız vitaminler yerine…

Kadir Köymen: Çünkü o yüzden bunun karlılığı var yoksa klasik bir tane menekşe fidesiyle para kazanılmaz ama bunların katma değeri çok yüksek ve ilaç gibi olduğu için batı toplumunda da buna bir kıymet biçilmeye başlandığı için o yüzden bir katma değerden bahsediyoruz sanırım.

Ahmet Caner: Kesinlikle haklısın. Burada temel olarak isteyenler ürünleri temin ettiğinizde o aradaki buğday çimi fiyatlarından çok haberim yok ama zaten bunun devamı yarı mamül olarak medikal sektöründe özellikle…

Kadir Köymen: Aslında buna biz filiz ticareti diyebilir miyiz burada anahtar kelime filiz oluyor sanırım. Ben burada bir şey söylemek istiyorum filiz ticareti o zaman yapılan şey çünkü direkt filiz yenmezdi eskiden ama şimdi millet filiz yemeye başladı çünkü filizin içinde çok dah muazzam bir antioksidan, iyileştirici, tedavi edici, sağlık verici maddeler var ve burada liste belli yani diyor ki kırmızı lahana filizi, kişniş filizi, kırmızı pancar filizi çok daha ufakken daha filizken bunları hop hop atın atın yutun diyor yani ve bununla alakalı da peki fiyatlar nedir bunlar nereden nasıl satılıyor diye soran olursa da burada fiyatlar çıktı karşımıza bunların üzerine konuşalım mı? Ben şu anda konunun dışında birisi olarak konuşacağım o zaman şimdi yetişmiş mikro yeşil 25 lira + KDV ama ne yani bir tanesi mi bir kutusu mu 10 kilosu mu altta yazıyordur herhalde 17 * 10 cm el yapımı doğal kaselerde hmm…

Burak Seyman: Bu arada sanırım şöyle şu an sizin bulunduğunuz web sitesindeki satış fiyatları alıp büyütmek için üzerine kurulmuş bir sistem yani direkt filizi sanırım yemiyoruz da bunu alıp yetiştirip kendi evimizde işte yetiştikten sonra onu tüketiyoruz. Filiz mikro yeşilin ilk hali yani mikro filiz de deniyor. Bunu bir şekilde yetiştiriyorlar ve biz zaten hani yapmak istersek bunu doğrudan filiz olarak alıp biraz daha başlaması kolay olması için nasıl yapıldığını öğrendikten sonra bunları yetiştirip kendi evimizde işte kendi mutfağımızda kendi balkonumuzda bunun üzerinden işte mineral ve vitaminlerimizi kendimiz hem yetiştirip hem alabiliyoruz.

Kadir Köymen: Bir şey var mesela ben görüyorum atölyeyi gezdirmişler mesela burada tabii raf sistemi sayesinde kat kat raflar sayesinde metrekareyi büyütebiliyor. Normalde araba garajı kadar bir alandan 10.000 dolar ciroyu yakalayabiliyor. O zaman biz de evimizin balkonunda rahatlıkla 1000 dolarlık bir düzeye ulaşabiliriz diyebilir miyiz?

Ahmet Caner: Ya rakam konusunda Kadir sen her seferinde bu para işine hemen giriyorsun yani. Şimdi para konusunu biz hemen burada açıklayamayız yani ama emin olun güzel bir marj var.

Kadir Köymen: Evet. Bu arada evin balkonu örneği vermiştim bu arada Ümit Köse de diyor ki evin balkonu soğuksa olmaz abi diyor, çok doğru. Bizim zaten uzmanlığımız bu konuda çok yok. Herkes biraz detayına girmeden fikir vermeye çalışıyoruz değil mi? Sadece diyoruz ki araştırın böyle şeyler de var bunların peşine gidin diyoruz.

Ahmet Caner: Ben şöyle söyleyeyim tıbbi aromatik bitkiler konusunda zaten ihracatçı birliklerin raporları var. Bu konuda para kazanabilecek potansiyelimiz var tabii ki para kazanırız zaten temelde yapılan şey şu: Bugün bir ada çayını bu söylediğiniz koşullarda yetiştirirseniz bu ilaç sektörüne ara mamül olarak satabileceğiniz bir ürün oluyor. Dolayısıyla zaten orada 7-8 kat ne bileyim belki 10 kat marj var. Önemli olan bunu bu koşullarda üretmek ve bu 2-3 konudan ayrı ayrı konuşuyoruz; evde mikro yeşil yetişrirerek para kazanır mıyız evet kazanırız. Bu yabancı sitelerdeki örnekleriyle konuşuyorum, size bir hesap yapmak için done olsun diyeyim: Adam orada bodruma kurduğu set upı ilk ayda çıkarıyor öyle söyleyeyim. Bütün o ışıklar raflar bütün malzemeleri sermayesini ilk ayda çıkarıyor sonrası zaten kendine kalıyor. Türkiye’deki pazarını da arkadaşlar biraz daha detaylı araştırarak bulabilirler.

Kadir Köymen: Araya gireceğim ben de Ege Moss firmasından bahsetmek istiyorum çünkü Ahmet Bey bu konuda bilinç uyandırınca yani mikro filiz konusunda bilinç uyandırınca vakti zamanında bir kişinin benimle paylaştığı bir işi hatırladım. Ben de kendi tarafımdan bu işin nasıl ihracata uygun olduğunu kendim de görmüş oldum. Burada Ege Moss firmasından bahsetmek istiyorum 2 dakikanızı alarak çünkü onlar da mikro yeşil değil sadece yosun ihrac ediyorlar burada zaten görüyorsunuz ne kadar da böyle şirin,tatlı şeyler bunlar. Bunları efendime söyleyeyim kesiyorlar doğal yetiştikleri yerlerden, bitki ve ağaçların üzerinden kesiyorlar ve görüyor musunuz nasıl da paletlemişler ve ihrac ediyorlar. Burada başka bir şey işte yosun ya da çim gibi şeyler bu nelerin nelerin ihrac edilebileceği ile ilgili fikir veriyor. Kutusuna koymuşlar kutunun içerisinde yosun. Benimle bir mail paylaştı sevgili Serkan özellikle birazını okumak istiyorum çünkü gerçekten de bu yaptığımız yayınların boşa gitmediğiyle ilgili çok önemli bir mesaj var içinde. Kendisinden de izin almadın affına sığınarak sevgilği Serkan’ın bir iki satır okumak istiyorum. Mailinde bizim için en önemli motivasyon kaynağı sizin videolarınız özellikle de benim yüzümden videosu oldu yani o videoyu hani bizim ihracat yapmamız gerekiyor ve aslında yapmadığımız takdirde ülkeye zarar veriyoruz hakkında bir videoydu. Sevgili Serkan ondan bahsetmiş videonun sonunda dediğiniz gibi tüm ülkelerin bayraklarını astık ama sadece ama sadece onlara nasıl daha iyi ürünler gönderebiliriz diye kafa yorduk. Türkiye’yi ucuz pazar algısından ziyade bu sektörde kaliteli ürünler üreten ülkeler arasında görmeleri için stratejimizi yaptık. Ürünlerimize katma değer eklemeye en iyi şekilde paketlemeye özen gösterdik. Kurumsal görünmek ve en önemlisi kurumsal görünebilmek için uğraştık. Pazarlama konusunda neredeyse hiç tecrübemiz olmamasına rağmen kendi çabamızla kataloğumuzu hazırladık. Bu arada kataloğu da şöyle vereyim, yosun katoloğu, yani yosunun da kataloğu oluyormuş işte. Bayağı yosun bu tip yosun onun adı var işte tamamen İngilizce hazırlanmış.

Ahmet Caner: Tabii yosun biraz böyle imalı konuştun ama ben Malezya’da yosunlu dondurma yedim onu söyleyebilirim yani Japonya’nın ünlü dondurmasıymış.

Kadir Köymen: Ya tabii dekoratif anlamda kendi kendine biten bir şey üretmiyorsun tasarlamıyorsun sadece onun orada değeri olduğunun, bir yerde insanların buna ihtiyacı olduğunu fark etmek. Etrafmız bunlarla dolu. Bu kapsamda mesela üretim,satış ve lojistik süreçleri; mallarımızı teslim olana kadar kendimiz yürüttük görev dağılımıyla. Uluslararası nakliye şirketleriyle anlaştık, uluslararası ödeme yöntemi sunan girişimlerle iş birliği yaptık. O yüzden de yani öyle. Göstermek ve anlatmak çok etkili oluyor. O yüzden ben hem izleyicilere bakın yapan yapıyor diye bir mesaj vermek istedim hem de sevgili Ahmet ve Burak biz bunu yapmaya devam edelim.

Burak Seyman: Bence artık buradan konuyu ikinci kısma getirebiliriz yani mikro yeşillerden bahsettik. İnsanların kendi evlerinde mikro yeşiller yetiştirerek vitamin ve mineral ihtiyaçlarını gidermek istediklerinden bahsettik. Şimdi bu konuda aslında bir kolaylaştırıcı olarak insanlara alın şu ürünü hemen evinizde herhangi bir yerde bir dolabın içinde bu ürünü kullanarak mikro yeşil yetiştirin ve hem sağlıklı hem kendi gözünüzün önünde yetiştirdiğiniz ürünlerle ihtiyaçlarınızı giderin mesajını veren ürün grubuna geçebiliriz. Az önce bahsettiğimiz gibi sorun belli ihtiyaç belli üzerine geliştirilmiş bir yöntem var, mikro yeşiller üzerinden biz kendi vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılayabiliyeceğimiz gerçeği var, bunun üzerine de belki beyaz yakalı diyebileceğimiz belki günlük hayatta birçok meşgalesi olan insanlara biz hızlıca bu yöntemi nasıl entegre edebiliriz, hemen aldıklarında bu mikro yeşillerin avantajlarını kullanabilecekleri bir ürün grubu, bir çözüm, bir kolaylaştırıcı dediğim gibi nasıl geliştirebiliriz sorgusundan ortaya çıkan ürünler var. Yine burada Ahmet Bey ürünlerin fonksiyonlarını ve avantajlarını daha iyi biliyor.

Ahmet Caner: Burada biraz önce senin söylediğin noktaya bir doğrulama var. Neden dersen, dikey tarım zaten yapılıyordu vardı ama dikey tarımın eve taşınmış olması, bu da belki size uçuk fikir gibi geliyor olabilir ama bu gösterdiğimiz web sayfasında büyük bir beyaz eşya markası olan Neil satın almış. Burada onu da paylaşmıştım biraz daha aşağı inersen gösteririz. Burada büyük firmalar buna yatırım yapıyor. Demek ki insanların ileride mikro yeşilleri evinde yetiştireceğine inanıyorlar ve bu pazara giriyorlar. Şöyle bir şey olabilir mi, eskiden beyaz eşya derken ankastre buzdolabı, fırın düşünüyorduk ama şu an bu aletler de bir app ile bağlı size ve Internet of Things kapsamında evinize girebilecek ve beyaz eşya olarak konumlanabilecek. Burada yetiştirme setlerini de muhtemelen size teslim ediyorlar siz bu kutuların içine koyuyorsunuz burada özel ışıklar var ve bire bir kontol edebiliyorsunuz ve tam hasat zamanı besin ve vitamin değeri en yüksekteyken de bu dolaptan alıp bunu pişirip yiyorsunuz. Belki gelecekte bu beyaz eşya olabilir diye düşünebiliriz. Biraz önce işlediğimiz konunun teknoloji tarafında da böyle gelişmeler var. Hatta şu an Amazon’da satılan modeller var, IKEA’nın da bu konuda girişimleri var. Uzak bir gelecek değil bence yani çünkü katkılı ve kirletilmiş bir gıda insanlar sağlıklarına dönmek istiyorlar. Gösterdiğin fotoğraf şu anda G’nin girişimi büyük firmalar da aslında bu alana yatırım yapmaya başlamışlar. Dolayısıyla sen hemen rakamlara buraya kaç koyarız kaç alırız diyorsun ama temelde de hani piyasada rekabet için farklı donelerle bu iş gelecekte daha da yükseleceğini görebiliyoruz.

Kadir Köymen: Biz geçen düdüklü tencere yaptık, bir düdüklü tencerenin kaç tane satabileceğini düşündük yani satış rakamları inanılmaz. Evlerimizde kullanacağımız şeyler çok büyük sektör oluşturuyoruz. Hele ki insanların sağlık konusunda tecrübesi arttıkça filiz yetiştirebileceği, domates,maydonoz yetiştirmek için çok yer lazım olmuyor, ama filiz yetiştirmek dediğimizde olay birden buzdolabına sığmaya başlıyor ve bunları pişirmeyeceğimiz için koparıp koparıp yiyeceğimiz için ve aşırı yüksek besin değeri olduğu için ilaç gibi herkes bunu evine almak yani herkes evine almak demiyor ama bu işi anlayan herkesin bunu almak isteyeceği bir ürüne dönüşmüş oluyor. Önü çok açık gerçekten, pazarı var.

Ahmet Caner: Vitamin ve mineral olarak tabir edilen yani zaten aslında bir düşünürsen eskiden yani endüstri olmadan önce de insanlar şifasını doğadan buluyordu bence bir şekilde bu şifa bulma yönteminin teknolojiyle entegre olması denebilir ve şey temelde de zaten kendine dönme veya sağlıklı olma başlı başına zaten pandeminden sonra bence savunma kadar stratejik bir sektör olacak sağlık. Sağlıkta da post yani sonra sağlık değil önleyici sağlık yani. Hasta olmadan olabilecek iyileştirmelerin toplam pazarı zaten sürekli büyüyecek bu da onun içinde alt bir kırılım. Bu yüzden birçok arkadaş bu sektörü düşünebilir. Biz zaten burada ciddi düşünen arkadaşlara Linkedin’den yazmalarını tercih ediyorum zaten sana da yazabilirler. Ciddi düşünen arkadaşlara biz elimizden gelen desteği veririz. Bu aramızda yaptığımız sohbeti anlatalım demiştik. Yön veriyoruz, örnek veriyoruz, kendi raporlarını iş planlarını çıkarıp düşünebilirler.

Kadir Köymen: Evet. Biz burada filiz… Pardon, söyle Burak.

Burak Seyman: Pardon abi şunları eklemek istiyorum ben Ahmet Bey’in söyledikleri üzerine: İnsanlar yani ilk zamanlardan beri kendi besinini kendi elde edip kendi beslendiği için bizim belki ilkel olarak içimizde yediğimiz şeyi hem kendimiz yetiştirmek, geliştirmek hem de kendimiz toplayıp tüketmek istiyoruz yani bu belki içimizde varsayılan olarak isteğimiz hani bir arzumuz. Bunun şu an yansıması bu türden sizin kendi evinizde ve kendi kaynaklarınızla oluşturabileceğiniz vitamin,mineral vb. gıdalar. Bir üstünde şu var: Bizim bu ihtiyacımızdan ortaya çıkan bazı işte yazılımlar oyunlar vardı, Farmville vardı mesela, insanlar sırf bir çiftliği yönetmeyi saatlerce çiftliği yöneterek mutlu oluyorlardı. Bir şeyler ekip bir şeyler toplayıp oradaki oyun mekanizmasıyla beraber gayet sürdürülebilir bir keyif yaşıyorlardı. Bunun üzerine de insanların kendi kaynaklarıyla oluşturabilecekleri gıdayı işte ben evde gerçekten bir şey ektim bir kısım filiz tohumu ektim veya neyse filiz yetiştirmeye başladım ve bunun büyümesini telefonumdan görebiliyorum. Oradaki oyunlaştırmayla beraber insanlar gerçekten bu tarafta kendim yetiştiriyorum, kendim yiyorum hem de bundan keyif alıyorum deneyimini baştan sona alıyorlar. Yine burada bu yöntemin nasıl ürünleştirebileceğiyle ilgili bir ipucu var.

Kadir Köymen: Bazı arkadaşlar bunun mesela %100 otomasyona girip giremeyeceğiyle ilgili sormuşlar mesela. Bitki yetiştirmenin çoğu zaten otomasyon çünkü bitki kendi kendisini yetiştiriyor çünkü çok az zamanımızı alarak çok fazla zaman değer üretebiliyoruz. Sadece işimiz biraz denetleme gibi, zaten bitki otomasyonu işte ışıklandırmasını kurduktan sonra damlatma sistemiyle suyunu da verdikten sonra gerçekten çok büyük oranda otomasyonla olan bir şey oluyor.

Ahmet Caner: Ben araya bir ekleme yapayım: New York’ta yoğun nüfusun olduğu yerlerde çatılarda dikey tarım yapılıyor. Bunlarla ilgili birkaç startup çok ciddi yatırım aldı yani 150 milyon dolar civarında değerlemesi var. Biz burda hani onları da örnek verebilirdik veya dikey tarımla değil de genel tarımla arazide dronelerın kullanıldığını ben biliyorum bire bir örnek olarak. Geniş spektrumda zaten teknoloji entegre oluyor. 1001 İş’in formatına uygun olan mikro bir işten nasıl maksimize olmuş bir işe çıkarız bunu konuşmak için özellikle bu örnekleri seçiyoruz ama dediğim gibi yani şu anda bunun 2-3 örnek saydık hepsinin de bir pazarı var mutlak surette de ilerleyeceğini mutlak kanaat olarak öngörüyoruz. Bazı arkadaşlar yorum yapıyor ama Türkiye pazarı gibi düşünmek doğru değil. Kurutulmuşuna da talep var, insanlar sağlıklarını kesinlikle geri istiyorlar. Zaten son pandemi döneminde de çok ‘’gelişmiş’’ ülkelerin sağlık sistemlerini de gördünüz yani İngiltere, Amerika gibi. Bizim ülkemiz o açıdan farklı bir yerde ve biz bu şeyi hissetmiyoruz. Dolayısıyla insanlar sağlıklarına da dikkat edecekler. Bunun için de çok rahat bütçe ayırıyorlar yani.

Burak Seyman: O zaman dilerseniz podcasti sonlandıralım.

Kadir Köymen: O zaman görüşmek üzere sonraki bölümlerde.

Burak Seyman: Tamamdır. Dinlediğiniz için teşekkürler, sonraki bölümlerde görüşmek üzere.