Minimalist Designs

 

BÖLÜM ÖZETİ

1001 İş podcast serisinin üçüncü bölümünde, kişiye özel yüzük e-ihracatı yapan MinimalistDesigns ve dünyada kişiselleştirme pazarının detayları üzerine konuştuk.

 

BÖLÜM KAYNAKLARI

 

BÖLÜM KONUŞMALARI

Burak Seyman: Selamlar ben Burak. Bu hafta 1001 İş’in 3.bölümünde sizlere evlerimizde sesleniyoruz. Bildiğiniz gibi coronavirüsün etkisinde kimse evden çıkmıyor. Bu yüzden biz de bu kez bu bölümü evimizden herkes kendi cihazından kaydediyor. Bu haftaki konumuz personalization(kişiselleştirme) üzerine olacak. Ahmet Bey’e sözü bırakıyorum.

Ahmet Caner: Merhabalar. Bu hafta Burak Bey’in dediği gibi uzaktan bağlantıyla yayınımızı gerçekleştiriyoruz. İlerleyen zamanda yine stüdyoda olmak dileğiyle. Bu hafta işlemek istediğimiz konu şu: İş modeli bazında kişiselleştirmenin yükselişi var. Bununla ilgili Türkiye’de de örnekler var. Minimalist Designs isminde bir girişimimiz var. Bu girişim Etsy’de başlayıp büyüyor Amerika’da biraz daha ilerliyor ama merkezi Ankara. Detayına birazdan gireceğiz. İkinci olarak da zaten yine kişiselleştirmenin yine bir örneği olarak bildiğimiz bir girişim hediyesepeti.com üzerine konuşabiliriz. Devamında daha küçük örnekler vereceğiz. Yine bireysel girişimlerden Instagram üzerinde özellikle aksesuarda benim bildiğim çok başarılı arkadaşlarımız var yurtdışına da ürün gönderiyorlar. Zaten teknoloji hem üretim açısından hem de kitleyle iletişim açısından daha özel bir kanal yaratmaya aynı kitleye daha fazla bir katma değer sunmayı size imkan olarak sağlıyor. İş modelini de kitlenize daha fazla daha fazla katma değer üzerinden kurarsanız belki de uzun dönemde süreklilik kazanan bir girişim olma ihtimaliniz yükseliyor.

Kadir Köymen: Kişiselleştirme normalde seri üretime çok ters olduğu için ve üretimi yavaşlatıyor. Bir yandan kişiselleştirme belirle riskler bırakıyor. Müşteriyle çok fazla yakınlaşmak müşterinin spesifik ihtiyaçlarını çok iyi anlamak gibi. Bu anlamda çoğunun geri durduğu bir şey. Buna rağmen öneriyoruz. Ama bu dezavantajların yerine nasıl avantajlar geliyor ki insanlar kişisel ürünlerle

Ahmet Caner: Burada aslında kişiselleştirilmiş bir ürünle insaların yani bu konuda Deloitte’un önemli bir araştırması var. Buradaki ekonomiyi tanımlamak ve büyümesini anlatmak üzerine. Oldukça faydalı. İlk başta insanlar kişiselleştirilmiş bir ürünü kullanmaktan zaten diğer standartlara göre daha memnunlar. %20 oranında daha fazla ödemeyi kabul edebiliyorlar. Ürünü beklemek konusunda daha sabırlı davranıyorlar. Bence zaten insan motivasyonu üzerinde kendine özel hissetmek ve limitli bir şeyi kullanıyor olmak en itici motivasyonlardan biri bence burada. O yüzden bizim itici motivasyonumuz da bu insanların içeride besledikleri özel olma duygusuna hitap etmek olabilir.

Burak Seyman: Bir de şöyle bir durum var ek olarak onu belirtmek isterim. Bu mess production altında üretilen ve herkes için tek tip üretilen ürünler daha çok hızlı tüketim ürünleri oluyor. İşte fmsc dediğimiz günlük tüketip bitirdiğimiz ürünler oluyor. Ancak zaten belirli zamanlara özgü kişiselleştirilmesi gereken yani insanların kişiselleştirilmesini istediği ürünler bulunuyor. İşte bunlar içerisinde bir mezuniyet zamanlarında o mezuniyet törenine katılacak öğrencilerin işte atıyorum kartpostalından elbisesine kadar ya da kepine kadar kişiselleştirilmesi gerek bir kısım ürünler olabilir ya da belirli zamanlarda işte christmas sezonunda verilen hediyelerdeki kişilere hitabet olabilir. Bunları hesaba kattığımızda zaten burada bir ekonomi var ve insanlar bu ekonomiyi sürdürüyorlar. Burada işte Ahmet Bey’in bahsettiği gibi teknolojinin bazı nimetlerinden yararlanarak müşterinin istediği şeyi daha hızlı daha kalıba dökülmüş şekilde alıp bunu hızlı bir şekilde üretime sokup ürünleri de hızlı bir şekilde müşteriye ulaştırmak daha da mümkün. Bu Minimalist Designs’taki da işte doğrudan bunun bir örneği. İşte biz her türlü yüzüğü üretiyoruz demek yerine biz size altın işte şu kadar alanda bir baskı yapılabilecek bir yüzüğü üretiyoruz. Siz isterseniz işte şu boyutlarda bir imaj bir  görsel gönderebilirsiniz ya da bizim görsellerimizden seçebilirsiniz şeklinde süreci aslında biraz kategorik hale getirmek söz konusu.

Kadir Köymen: Evet. Basmatik diye bir şirket tanıyorum. Komşumuzdu eskiden. Onlar da evlerinin garajında bu işi yapıyorlardı. Ama çok ileri kafada, zamanın ötesinde bir  duruş vardı. İnternet sitelerinde t shirt tasarlamanıza birtakım eşantiyon işte mousepad,kupa gibi şeyler tasarlamanızı; kendi istediğiniz resmi upload edip sonra onun bir şekilde özel üretim yapmanızı sağlıyordu. Özel üretimin tasarım işini de size bırakıyordu. Ben belki 10 yıl öncesinden bahsediyorum, 10 yıl öncesine göre ileri bir teknolojiydi internette o panalleri tasarlamak falan. Neyse ben sonra bundan çok şevkli olduğumu ama tasarlamaya girişince kendi t shirtümü çok kararsız kalıp sipariş veremediğimi hatırlıyorum ve sipariş veremediğimi. Sitelerini açıp açıp en sonunda siparişi veremiyordum çünkü kararın bana bırakılmış olması beni kitliyordu. Daha sonradan şunu da gördüm, mesela o şirket de bunu sıklıkla gördüğünü ya da müşterinin kendi yaptığı tasarımı sonra eline geldiğinde beğenmemesi gibi şeyleri olmasından dolayı çok ağırlıkla sonradan yine hazır tasarımlara hazır işte t shirtlere falan da ağırlık verdiler. Ve kendin tasarla özelliğini nispeten geride bıraktıkları arkada tuttukları bir hale döndü. Kesinlikle bir pazarı var ve ben de artık bazen bardak yaptırıyorum. Evet kişiye özel ürünse bazen o kahve fincanlarından falan yaptırıyorum. Üzerine istediğim logoyu koyunca gerçekten normalden daha pahalı olması benim kendi adıma hiç umrumda olmuyor çünkü onun heyecanı gerçekten çok farklı. Sadece kitle bakımından tabii düşük de olsa biz burada en büyük şeyi yapacak sonucu üretecek şeyi değil, unutulmuş insanların aklına gelmesi gereken fikirleri konuşuyoruz o bakımdan ben de başımdan geçeni anlatmak istedim.

Ahmet Caner: Burada şöyle bir şey var yani bizim özellikle üstünde durmaya çalıştığımız şey şu: Kişiselleştirilmiş bir iş yapmak istiyorsan zaten teknolojisine hakim olman lazım. Burada alınan bir siparişin kişiselleştirilerek zamanında yani uygun bir zaman içinde sevk edilmesi ciddi bir operasyon gerektiriyor yani. T shirt vb. kupa gibi daha satış fiyatı düşük işlerde belli bir kitle ile belli bir iletişim sağlamak imkanı olsa da o işte daha butik ve daha lüks diyebileceğimiz veya satış birim fiyatının daha yüksek olduğu kar marjının daha yüksek olduğu yani kişiselleştirildiğinde aslında o premiumun kar marjının yüksek olduğu modeller üzerine düşünülebilir. Bu yüzük konusu mesela sayfada dolaşırken bir tarafta da reserve listing yani satılmış kısımda altında bu yüzük var ve bir aile için yapıldığını söylüyor 2250 dolar da fiyatı var. Şimdi 2250 dolar ne kadar bir aile yüzüğü olduğunu ailede eğer 8-10 kişi de ya da daha fazla olduğunu düşünürseniz aslında siz sanki özel bir parası olan yani gelir seviyesi olan insanlar sanki bir mağazaya gitmiş ve onlarla özellikle butik üretim yapılmışçasına ilgilenişmiş gibi özel bir iş modeli aslında internette dijital ortama taşımış oluyoruz. Benim bahsettiğim daha çok bugunün yani; inlar ben daha çok yüzük istiyorum tamam altın olsun ben 2250 dolar vereceğim ama offline yani mağazaya gitmeye gerek yok bunu internetten sipariş vereceğim diyebiliyorsa ve siz tek bir siparişte 15-20 bin dolarlık sipariş alabiliyorsanız yani bu da bence scale edilebilir,tartılabilir bir iş modeli. Yani buradaki örneklemde özellikle mesela bir etkinliğe özel yüzük, bir etkinliğe özel para,bir etkinliğe özel kolye ki bu mezuniyet olabilir veya özel bir kulübün kardeşlik yurtdışında daha çok brotherhood diye geçiyor yani. Bizde böyle bir gelenek de yok yani böyle bir pazarlama olduğunu ben şahsen görmedim. Atıyorum Bilkent’ten mezun olanların o yıla ait bir yüzük yapıldığını ben görmedim bilmiyorum siz gördünüz mü de.

Kadir Köymen: Doğru. Bizde yoktu.

Ahmet Caner: Yani bu da aslında ilk bölümde konuştuğumuz dekoratif kapı süsü gibi Türkiye’de olmayan bir pazarın yurtdışına sunulması ve bizim en güçlü olduğumuz alanlardan biri bu el işçiliğinden ama burada muhtemelen bilgisayar destekli yani cnc ince işçilikler kullanılıyor diye düşünüyorum. Tabii güzel olması ve merkezinin Ankara’da olduğunu görmüştüm. Avrupa’da ve Amerika’da da satış ve destek hizmetlerinin olması yani bu küçük bir iş değil yani diğerleri de küçük iş değil ama.

Kadir Köymen: Ama aslında spesifik olarak biz kişiye özel mücevher diye odaklanmamız lazım değil mi? Çünkü kişiye özelleştirilmiş diye çok geniş tuttuğumuzda şimdi benim verdiğim örnek gibi şeyler akla gelebiliyor bu değil yani konuştuğumuz.

Ahmet Caner: Aslında orada iş modeli olarak şunu söyleyeyim yani. Bu da yapılmamış bir şey değil. Kişiye özel telefon aksesuarı mesela altından veya gümüşten veya başka bir şeyden sen bunu gerçekten premium bir şekilde yapıyorsan neden olmasın. Yani biraz önce söylediğim şimdi bu evet en üst seviyede şu an başka bir ürün aklıma gelmiyor ama mesela çanta olabilir yine en üst seviyede kalitede bizim için veya başka bir şey için. Bir şekliyle şunu anlatmaya çalışıyorum mesela şirketler de şu an bilmiyorum Kadir sen ne diyorsun da, standart mesela ajanda yaptırmak yerine benim bildiğim özel butik çalışanlara biraz daha model tasarım gücü olan yerlere yaptırdıklarına ben şahit oldum yani bu da mesela bu trendin bir devamı gibi hissediyorum. Lüks ve gelir yani burada kar marjı yüksek diye ayırmak belki daha faydalı olabilir yani bir yerde.

Kadir Köymen: Evet. Burada tabii pazar iyice niş oluyor. Acaba bu örnek verdiğimzi şirket Minimalist Designs pazarını yaratırken ne yapmış pazarlama bakımından acaba böyle kulaktan kulağa etkisinden mi istifade etmiş çünkü bu sanki online reklamla bayii ile distribütörle olmayacağı için çok böyle nokta atış müşterisinin yanına gitmeden internetten bulmak söz konusu olduğunda nedir acaba çok merak ediyorum.

Ahmet Caner: Şöyle, yani Burak Bey’in daha önce biz bunu defalarca tekrar ettik yani kendi eğitimlerimizde de. Bir kere burası Etsy’de başlıyor. Etsy’de de daha önce bahsettiğimiz müşterinin memnun olduğunu belirttiği bir sistem var yani memnuniyetini dijital ortamda sunuyor ve bu size bir kredi sağlıyor. İkincisi de yine web sayfalarından göreceksin, free shipping diyor ve 2 günde teslim diyor yani şeye çıkışa. Muhtemelen free returns diyor yani şu anda sen aldığın burada söylenen halledilen şeyleri…

Burak Seyman: 45 gün içerisinde hiçbir sorgu ve sual olmadan iade etme hakkı tanıyor.

Ahmet Caner: Evet yani return policynin uygulanmasının tabii detaylar vardır ama, burada tabii çok önemli bir noktaya gerçekten temas ettin. Bu sıfırdan olabilecek bir şey değil. Ben bunun evet bir marketplacede belli bir noktaya gelmek ki şu an hani benim gördüğüm 8.000 9.000 satışları var ve %100 müşteri memnuniyetleri var. Memnun bir müşterinin de başka müşteriler getirdiğini düşünüyorum çünkü yüzük bunun da güzel görünmesi yani sen de mesela bir yüzük taksan yani Sıfır’ı temsil etse falan biz de taksak bu bir şekilde bu da iyi bir fikir olabilir yani araya koyalım.

Kadir Köymen: Ha ha. Çok ciddiye alarak dinledim bu kısmını evet.

Ahmet Caner: Ben şimdi şey diyorum işte hani bizim grupta 0 Dostları gibi takarız yani bir buluşmada özel bir şey var yani. Bu arkadaşlar yani mezun olanlar 3 sene sonra bu yüzüğü takıp gidiyorlar falan filan. Bağlılık hissi.

Kadir Köymen: Çok doğru.Ben de zaten bunun kulaktan kulağa olacağını tahmin ediyorum. Birisi zaten böyle bir kişiselleştirilmiş aksesuarını, mücevherini kesinlikle gösterir ve gösterinin kesinlikle üzerine koyar geçer. Her satış %100 pek çok word of mouth yani direkt tavsiye direkt özenme üzerine. 1 değil en az 10 tane güçlü diyalog yaratıyordur diye tahmin ediyorum ve güçlerini oradan alıyorlardır diye tahmin ediyorum ben.

Ahmet Caner: Evet Burak Bey’in, Burak sen ne diyorsun?

Burak Seyman: Burada şöyle bir şey var, ben bazı global tekstil markalarını da yakından takip ediyorum. İnsanların üzerine giyip üzerinde görünmesinden hoşnut olduğu ürünler her neyse bir t shirt de olabilir bir pantolon da olabilir bir şapka da olabilir bir yüzük de olabilir. Bunlar hem göstermekten hem anlatmaktan bu offline dünyada yani arkadaşlarına gittiği bir kafede anlatıyor hem de aynı zamanda o giydiği taktığı her neyse bunu güzel bir şekilde çekip görüntüleyip hatta belki hiç olmadığı hani hiç yaşamadığı bir şekilde görüntüleyip Instagram vb. platformlarda yayınladığı için bu tür hani fashion markalarının tekstil markalarının çok hızlı bir şekilde büyük kitlelere ulaşabilmesi söz konusu. Benim hem kendim takip ettiğim micro brand olarak nitelendirebileceğim 0’dan başlayıp 100.000lere 200.000 takipçilere gelen Instagram tekstil markaları oldu. Hem de zaten bugün bildiğimiz işte Supreme, Louis Vuitton gibi brandler de benzer yollardan gitti yani. Ürününü sattığı müşterisini aslında kendisine bir pazarlama elçisi gibi kullanabildi onlara bu duyguyu hissettirebildi. Buradaki durum da buna benzer olabilir yani o yüzüğü gösterme isteği ve gösterdikten sonra anlatma isteği şuradan şu özellikleri isteyerek her ince detayı söyleyebilerek ayrıntılarını açıklayarak şu şekilde şu fiyata ürettirdim ve şu zamanda geldi gibi bir anlatım yaparak bunun yayılımı hızlanmış

Kadir Köymen: Ama bir anlamda şey de var yani cevherde ekstra bir detay var. Şimdi kıyafette kişiye özel kıyafet dediğimizde fiyatlar yukarı çıkar. Konfeksiyon işi değil ama terzi işi bir şey yapılıyorsa daha pahalıdır o kıyafeti yaptırması tasarımcı işi. Ama bu hani orta direk diyebileceğimiz ya da daha aşağı kesimin böyle hayatta yaklaşmadığı bir şey. Ama mücevher konusunda her kesimden insanlar alışkınlar. En azından bir düğünde altın almak bile aslında küçücük bir metal parçasına ciddi paralar ödemekle alakalı bir şey. Yani dedelerimizden ninelerimizen kalan bazen takılar olur, mücevherler olur ne bileyim işte saati olur altın kaplamalı bilmem neli falan bu tarz mücevherin buna ne olursan ol yatırım yapmak aileden gelen bir şey oduğuyla ilgili de bir yatkınlık var. Dolayısıysla ben bir arkadaşımda nasıl söyleyeyim iyi bir kıyafet pahalı bir kıyafet görürsem tamam görürüm ama almayabilirim, ama bir başka arkadaşımda bir mücevher görürsem hani ona çok para harcaması benim de bir gün harcayabileceğimi düşündürüyor. Yani hepimizin takıyla alakalı şeyi daha hazır, onun boşa gitmeyen bir para olduğunu yine bozdurulabilir bir şey olduğunu bildiğimiz için orada daha meyilliyiz. Bir de üstüne üstlük o kişiselleştirilmiş bir şey olursa daha çok  ilgi çekici oluyorç Burada yani belki de kişiselleştirilmiş ürün değil de kişiselleştirilmiş mücevher konusu orada belki de göz ardı edilmiş şekilde duruyordu bu programda özellikle bunu öne çıkartmak

Ahmet Caner: Burada raporda mesela Deloitte’un raporunda yaptıkları 1560 kişiden araştırma yapıyorlar, kişiselleştirilmiş ürün kategorisinde ilk sıra tatil ama ikinci sıra giyim, üçüncü sıra mobilya,dördüncü sıra aksesuar ve mücevherat, beşinci sıra ayakkabı. Yani ilk 5e baktığımızda dördü ürün olarak bizim yeni girişimler üretebileceğimiz alanlar yani mücevher konusunda belki de yüzükten başka premium bir alan düşünülebilir ki burada taşlarla ilgili yine başka bir arkadaşımız var bir bayan o da Ankara’da altıgen aksesuar özel doğal taşlardan hani camp dedikleri altıgen taşlardan erkek bilekliği yapıyor. Onu da şey yani rakamlarının fena olmadığını biliyorum yani yurtdışına sattığını biliyorum. Bu mesela doğal taşlardan erkek bilekliği de ikinci bir örnek onu da web sayfamızda paylaşırız. Furniture ki mobilya yine bu alanda talep görüyor. Deri aksesuarda mesela cüzdan özelleşebilir mi yani  kişiye özel cüzdan tasarımıyla,başka, çantalar mesela yine. Standart bir çanta yerine hem içini hem dışının hatta aksesuarlarının daha premium olduğunu düşünmüş olduğunu ki vardır bizim gözümüze çarpmadı ama kesinlikle olduğunu düşünüyorum ki burada ayakkabıya bile artık insanlar kendilerine özel ayakkabı üretildiğinde belli bir bedelin fazlasını ödemeye razılar. Bu street fashionda ben çok markaların olduğunu da biliyorum.

Kadir Köymen: Ben bu listeyi bulduğumda kendimi uzaylı gibi hissettim yani Ahmet, gerçekten yani o listede kişiselleştirilmiş tatilden sonra kişiselleştirilmiş ayakkabıya kadar giden o kısımda etrafımda da kendimde hiç öyle kişiselleştirilmiş tüketim görmediğimi fark ettim. Gerçekten başka ülkelerde başka dünyalar yaşanıyor. Yani bu İngiltere özelinde yapılmış yani soruyorlar neden kişiselleştirilmeyi neden bu kadar özel buluyorsunuz diye %50si kişiselleştirilmiş bir hediyenin en iyi hediye olduğunu düşünüyor. İkincisi de I like yani tek olan unique olan bir şeyi satın almayı çok seviyorum diye cevap veriyor bu da %41 oranında. Biraz belki gelir düzeyiyle de ilgili olabilir ama ben bazı t shirt baskıya döneceğim orada da özel tasarımları giymenin özel olduğunu, yani kendini ifade etmede bir tarz yani markaların zaten milyon dolar,milyar dolar harcadığı şey insanlar bir imaj oturtmak ve kendilerini ifade etmerlerine destek olmak. Bunu butik halde belki yapıyorsun. Sonuçta bu Pazar kesinlikle yani kesinlikle büyüyeceği aşikar. Burada konu şu biz bir girişimci olarak bu teknolojiyi yani sanayide,cnc tezgahında herhangi bir şeyi yaptırabilirsiniz veya bir atölyeden bir kıyafet yaptırabilirsiniz veya bir atölyede deriyle ilgili bir şey yaptırabilirsiniz. Herhangi bir ciddi yatırıma girmeden kendi tasarımınızı kişiselleştirilmiş bir kitleyle olan bağınızı bir ürüne dönüştürebilirsiniz. Mesele burada organizasyon meselesi. Tabii ki sermaya yatırıp kendi bünyende yapman daha avantajlıdır ama, yani daha fazla kişiselleştirme için daha fazla para ödeyen, kendini özel hissetmek için bekleyen butik kitleler olduğunu rahat

Burak Seyman: Burada şöyle ekleme yapmak isterim. Ahmet Bey’in dediği gibi kendini özel hissetmek isteyen insanların yanında başkalarına da özel hissettirmek isteyen insanlar aslında bu pazarın bir kısmını oluşturuyor bu bahsettiğimiz hediyeleşme bunun içerisinde. Aslında benim de son zamanlarda yavaş yavaş görmeye başladığım ayrı bir niş alan var diyebilirim: Evcil hayvanların aksesuarları ya da kıyafetleri,oyuncaklar vs. Çok basit olarak evcil kedi ve köpekler için kıyafet ve bu kıyafetin üzerinde o kediye verilmiş ismin yazması özel bir değer sunuyor. Bunu bir öteye taşırsak yani bu kişiselleştirmenin üzerine bir de lüks bir değer bir anlam katmak istersek örneğin, değerli mücevherlerin bulunduğu tasmalar var. Sadece işte bir köpeği tutabilmek için 15.000- 20.000 dolarlık tasmaların satıldığını ben gördüm. Burada aynı zamanda o tasmanın üzerinde o köpeğin isminin de yazılması hem kişiselleştirme hem lüks tüketim sektörlerinin karma bir şekilde ortaya çıkmasıyla güzel bir Pazar bulunabilir. Burada bir araştırma yapılsa bazı kişiler buradan güzel projeler bulunabilir.

Ahmet Caner: Bu zaten burada Türk bir girişimcimizde vardı Burak Bey. Evcil hayvanlar için özel kıyafet tasarlıyor.

Burak Seyman: Evet onun bir seviye üstü o bahsettiğiniz çok var aslında böyle kıyafet tasarlayan evcil hayvanlar için hem kişiselleştirilmiş hem de bu kişiselleştirme olayını yazarak tıklayarak logo yapabilmenizi sağlayan ve isterseniz de bir üstüne taşımanızı sağlayacak dediğim gibi mesela bu tasmanın kalitesinin bilmem ne olması

Ahmet Caner: Mesela şey var mıdır merak ettim şimdi çatal-kaşık?

Kadir Köymen: Bizlerin genel olarak hitap ettiğimiz kendiniz de dahil pek çoğumuzun şey yapmadığı bir ekosistem belki pek algılamadığı bir ekosistem ve onun sırrını çözmek çok değerli çok mantıklı olur.Ona da ayrıca değinmek lazım.

Ahmet Caner: Tabii biz şu an radarımızı açıp da bu anlamda daha fazla bir şey yakalayamadık ama madem öyle neden kupa oluyorsa çatal bıçak da oluyordur, gömlek zaten duymuştum ben. Günlük kullanıma dair aslında birçok konuya dair kişiselleştirme olur ki araba aksesuarında d benim bildiğim örnekle var. Araba aksesuarında da kişiselleştirilmiş ürünler yapılıyor yine bunu da teknoloji sağlıyor. Araştırdıkça daha çok şey çıkacağına eminim.

Kadir Köymen: Kişiselleştirilmiş ürün de daha çok işte cemiyet içine çıkarken insanların diğerlerine gösterebileceği şeyler demek belki de yine genel mantığıyla ilgili bir şey olabilir, üstü başı saçı gözlüğü telefonu her şeyiyle beraber işte dışarıdadır,cemiyet içindedir, o halde bunların hepsi kişiselleştirilme için iyi bir adaydır.

Ahmet Caner: Konuyu şöyle toparlayalım isterseniz yani burada özel bir katma değer var,ince bir iş var, kitle oluşturma yine kitleye bulaşma,kitleyi memnun etme var. E-ihracat üzerinde globalde lojistiği kurtaracak yani lojistik maliyetlerini kurtarcak bir fiyat ve karlılık oranı var ve niş bir Pazar var yani, büyüklerin giremeyeceği ama küçük de sayılmayacak kadar ve her bir birim kişiselleştirilmiş üründe de biraz önce verdiğimiz gibi bir aileye belki altın yüzük serisi yapınca 15.000 20.000 dolarlık sipariş alınabilecek geniş bir skala ve devamı var. Dolayısıyla bizim 1001 İş’te ana fikir olarak sunmaya çalıştığımız kendi ufak bir girişimle başlayıp yine bu işi büyüterek devam edeceğin iş modelini incelememize iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Burak Seyman: Evet, böylelikle bu bölümün de aslında enine boyuna incelemiş,irdelemiş olduk. İsterseniz bu haftaki bölümü bu şekilde bitirelim. Var mı ekleyeceğiniz bir şey son olarak?

Kadir Köymen: Benim için de güzel bir değerlendirmeler oldu, biraz da sesli düşündüm.

Ahmet Caner: Kadirciğim bu yüzüğü bekliyoruz hani onu şey yaptık konuştuk artık hani bu Sıfır’la ilgili bir kişiselleştirilmiş yüzükleri.

Kadir Köymen: Ben bu Ankaralı şirket Minimalist Designs’s bir uğrayacağım ne yapıyorlarmış ne ediyorlarmış bakalım.

Ahmet Caner: Ha ha ha. Tamam, tamam. Görüşmek üzere.

Kadir Köymen: Görüşmek üzere benden de.

Burak Seyman: Bize 1001is.com üzerinden erişebilirsiniz ve ayrıntılı açıklamaları, bağlantıları oradan inceleyebilirsiniz. Sonraki bölümde gelecek hafta görüşmek üzere.